Facebook taki fotoğraflarıma baktım
Çocukluk fotoğraflarıma baktım....
Hepsinde yüzümde kocaman bir gülümseme, gözlerimde sonsuz bir mutluluk, neşe ve huzur.
O kişi gerçekten ben miyim?
O fotoğraflara bakınca, kıskanıyorum orada gülümseyen insanı. Gözlerindeki o mutluluk beni daha da kederlere sokuyor.
Onu eskiden umduğu şeyleri hala umuyorken bulmak buruk bir gülümseme doğuruyor ama aynı zamanda kalbime minik bir ağrıyı da beraberinde getiriyor.
Ama hep beraber ummaya devam ediyoruz... O yüzden sahte olduğunu anlamasak da gülüyoruz.
Perşembe, Haziran 30, 2011
Phoniness
Gönderen ecs zaman: 6/30/2011 08:41:00 ÖS 0 yorum
Etiketler: hayat
Cumartesi, Haziran 25, 2011
Anneeee!! Bitti!!!
Evet bitti,
üniversitedeki hayatım bitti
yani aslında bitmedi, ben öyle olmasını isterdim ama olamıyo, sadece lisans bitti şimdilik....
En dört gözle beklenen andı yıllarca... ama ben bütün gün hazırlanırken ufacık bi heyecan bile duymadım. Dopdolu amfinin önünde diplomamı almaya yürürken gayet normal bir ruh haliyle, gittim, yürüdüm, el sıktım, şekerimi aldım ve yerime döndüm. Beni en mutlandıran an sadece yerime dönerken kendimi şegül ün yanında bulmuş olduğum andı.....
Yani böyle gayet sıradan bi gündü benim için.
Galiba böyle olmasının tek nedeni içki içmemem olsa gerek......
Bugünlerde var ama bişiler ben de... bi ekstra memnuniyetsizlik, sıfır istek, sıfır farkındalık.... O kadar farkındasızlık ki amerikaya gitmeme sadece 6 hafta kaldı ve ben daha üzüntü ve endişe dair bişi hissetmeye başlamadım bile. Ya ben gerçekten gidicek miyim şimdi amerikaya??? Hem de böyle bir zamanda, arkadaşlıklarımın en sıkı olduğu bir anda.... Beni unuturlar mı ki acep??? Ben elbet döndüğümde her şey şimdi olduğu gibi olabilir mi ki????
Ve işte böyle bitti.... bi devri kapattım, kapatıyorum.
Ama hala depresif ecs yim. bunu değiştirebilene aşkolsun
Gönderen ecs zaman: 6/25/2011 08:04:00 ÖS 0 yorum
Salı, Haziran 21, 2011
Acaba????
Ben de sorun mu var????
İnsanlar bloglarını her yerde paylaşırken ben kimse bulmasın benim yazdıklarımı diye çırpınıyorum.
Hayır ben de istiyorum ne biliyim 30'dan fazla takipçim olsun ama yani niye herkes okusun ki benim yazdıklarımı. Ki zaten kimsenin okusa da umrunda olucağını zannetmiyorum o ayrı. Ben de pek sallamıyorum çünkü diğerlerininkini
ama işte orada bilmem kaç tane takipçi görmek insanın hafif çaplı bi ego tatmini yaşamasını sağlıyor. bööle 'vay anasını bu kadar insan merak ediyo ben napıyorum ne ediyorum' modunda oluyosunuz....
Tabii merak eder onların gözüne sokarsanız bloglarınızı. Her yeni yazı yazdığınızda postlarsanız bilimum yerlerden ederiz biz de takip.
bi de abi maşallahh herkesin bütün arkadaşları pek bi üretken... hepsinin blogu var. Benim yakın arkadaşlarımdan sadece 2 tanesinin blogu var. Bir başka 2 tanesinin facebook u yok, ayrıca bir grup yakın arkadaşım smartphone kullanmadıkları gibi neredeler, nereyi gezmişler diye check-in yapmayı bırakın, facebook a bile ayda yılda bir giriyolar, o statuslere hiçbişi bile yazılmadı o derece....
ama sizin, herkesin arkadaşları, hepsi hemen twitter a üye oldu, foursquare i anında çözdü, hepinizin blogları var, bööle entel, enteresan şeyleri paylaşıyosunuz.
Çok şanslısınız....
Ben twitter a üye olduğumda hiç bi arkadaşım üye bile olmadı şimdi hepsi birer hardcore twittercı... ( kızgınım onlara da)
-----ayrıca bu noktada kendimin ne kadar her yeni şeyi hemen takip ettiğimi söylerek böbürleniyorum. Farkındayım. Merak etmeyin-------
Şimdi bu noktadan sonra ne demek istediğimi ben de kaybettim ama durum şu...
Ben biraz eziğim kimse bn ne yazmışım ne yapmışım pek sallamıyo. Zaten pek enteresan şeyler de yazmıyorum. Öncelikle pek bi yetenek yok ayrıca biraz da zeki değilim...
sizleri kıskanmıyorum ama zannetmeyin o kadar çok takipçiniz olması hepsinin sizi sevdiğinden....
son not:
galiba PMS im. bu gece biraz fazla çemkirdim....
en son not: evet öyleymişim.... =D
Gönderen ecs zaman: 6/21/2011 07:24:00 ÖS 0 yorum
Don't go knocking on my door
Bana gelmeyin kardeşim .....
Hepinizi seviyorum ama sevgili arkadaşlarım lütfen gelmeyin bana bi daha 'yok sevgilimden ayrılcam, yok ayrıldım, ama barıştık biz' diye....
Seviyorum sizleri, bana sorunlarınızı anlatmanıza bişi dedim yok, başka kimi gelip anlatıcaksınız ki... ecs günün her anı her saati emrinizde
ama şunu bilin
sadece dinlerim ben
benden tavsiye beklemeyin, yorum beklemeyin....
öncelikle, ne dersem diyim yine kendi kafanızın (kalbinizin) dediğini yapıyosunuz ondan sonra pişkin pişkin yüzüme bakıyosunuz...
ayrıca sevgilileriniz öyle bi kötülüyosunuz ki biz de burada onlara gıcık olmaya başlıyoruz ondan sonra iki gün sonra tekrar karşıma çıkartıyosunuz nasıl davranıcağımı şaşırıyorum
sonra sakın yorum beklemeyin 'niye böööle yaptığğ ki şimdi' diye gelip.
bilmiyorum. Ben erkeklerin mantığını anlamıyorum. Zaten bilmiyorum. Tecrübe yok bişi yok. Bilmiyorum. yorum yok.
Ayrıca çok kızıyorum hepinize. Hepiniz ağzınıza sıçtırıp ondan sonra kuzu gibi 'erkekim benim' moduna giriyosunuz. Yapmayın gözünüzü seviyim. Bi sorun varsa ortada bunu görmezden gelmeyin, geçer belki demeyin. Geçtiğini gördünüz mü gerçekten??????
lütfen garantici olmayın bi de. Sevgilim olmadan yaşayamam demeyin. Bişiyi yalan yanlış yaşamak daha mı doğru sizce????
Artı erkekler size lafım var asıl. Hepiniz öküzsünüz ve lütfen lügatınızdan 'bilmiyorum' lafını kaldırın ve sorulara doğru düzgün cevap verin. Ayrıca 'sıkıldım' klişesinden fenalık geldi bana. Birini terk edicekseniz lütfen biraz erkek olun da 'ayrılalım' diyin. Olayları saçma bir sürece sokup üzmeyin arkadaşlarımı. Ayrıca biriyle ilişkinizi bitirdiğinizde, kızın ağzına sıçtıktan bi müddet sonra arayıp 'nasılsın? merak ettim' ya da 'ben seni bu kadar üzdüğümü bilmiyodum' demeyin.... Yaptığınız her şeyin farkındasınız. Kızların sizden uzun bi müddet vazgeçemiyceklerini bilmek sizi öyle bi moda sokmuş ki yaptığınız dansözlükle ne kadar az 'erkek' olduğunuzun farkında değilsiniz.
Ha benim arkadaşlarım da saf biraz o ayrı.... umarım -umarım- günün birinde arkadaşlarımdan biri içinizden birinden sonsuza kadar vaz geçer de öööle apışıp kalırsınız....
Sevgili arkadaşlarım ayrıca alışkanlıklardan vazgeçmek gerçekten zor. Tahmin ediyorum. Birine en baştan güvenmek, tüm benliğinizi açmak çok zor biliyorum. ama yani siz üzülürken ben de üzülüyorum burada....
Arkadaşlarım gerçekten böyle patladığım için üzgünüm ama benim ki de can. siz bi olaya üzülüyosunuz ben hepinizinkini sindirmeye çalışıyorum. ondan sonra 'barıştık biz' diye geliyosunuz.....
Bundan sonra tek yorumum
'Hımmm peki'
Kalpsizim biliyorum ....
Gönderen ecs zaman: 6/21/2011 07:01:00 ÖS 0 yorum
Etiketler: şikayet
Salı, Haziran 07, 2011
Back to black
Bütün gün dilimde hem de amy den daha iyi bence
Gönderen ecs zaman: 6/07/2011 03:52:00 ÖS 0 yorum