Perşembe, Şubat 24, 2011

J'attends

   Bekliyoruz, hep bekliyoruz...

   Önce doğmayı bekliyoruz, sonra büyümeyi....

   Yine bir İETT yolculuğu sırasında içimden Calogero'nun J'attends şarkısını söylerken dedim gerçekten bekliyorum ben. ( J'attends bekliyorum demek. attendre= beklemek)
   Şu an birini bekliyorum, gelsin hayatımı alt üst etsin diye. Aramıyorum bekliyorum. Ya da yazı bekliyorum, Amerika'ya gitme zamanının gelmesini bekliyorum. İstemiyorum, bekliyorum.
   Galiba en istediğimiz bekleme süresi çocukken. Büyümeyi beklemek güzeldi. Büyüyünce yapılacak o kadar çok şey vardı ki o yüzden bunu gerçekten isterdik. Ha şimdi bakınca çocukluğumuza 'deli misin?' demek geliyor o ayrı. Büyüdük ne oldu??? Büyüdük gördük bizi neyin beklediğini. Dertler, üzüntüler, tasalar. Çocukken unutmak kolaydı da şimdi biraz zor sanki.
    Şimdi de  umut ediyoruz bazı şeyleri doğru kişiyi bulmayı, çocuklarımızın doğumunu, onların okul-iş-yuva kurmalarını, torunlarımızın olacağı günü, para kazanmayı umut ediyoruz. Umut ediyoruz, hayallerini kuruyoruz. Yani aslında bekliyoruz onları. 
   Her şeyi bekliyoruz işte, en kötüsü de ölümü bekliyoruz. Kaçınılmazların en sonu... Belki ölümden sonra mutlu olmayı beklemek sonuncu olabilir...
   
   

   

0 Comments: