Otobüs yolculuklarını kim sevmez ki...
15 dakika kadarcık da olsa iyi geliyo bana... Camdan dışarı bakarken hep "yolcu" olduğumu hatırlıyorum...
Geçen sene bi blog açmıştım... "Yolcu Koltuğu"... Yolcu bendim ama blogtakileri yazan koltuğumdu...Bana beni anlatıyordu.. ama sonra çok derinlere daldı ve bu kadar derinlik paylaşmak için fazlaydı... sonunda kapattım tabii..
Hala yolcu olduğum gerçeği değişmez bişi...Neden mi yolcuyum? Çünkü o koltukta oturup, her şey gözümün önünden geçerken ben sadece bakıyorum... Direksiyon bende olmadığı için arabayı durduramıyorum... Böylece her şey gözümün önünden geçip gidiyor, durup, arabadan atlayıp koşamıyorum istediklerime, onlara ulaşamıyorum...
Niye direksiyonda değilim.. bilmiyorum...nedenini hep kendime soruyorum... Ama yolcu koltuğu güvenli, istediğin hiç bir şeyin kontrolü olmasa da sorumluluğun yok. Dikkatli olmak zorunda değilsin...Sakin...olaysız...Tek yapman gereken camdan bakmak ve derinlere dalmak....
İşte ben hep o yolcuyum...aynı yerdeyim, direksiyona geçmiyorum ve gideceğim yolu ben belirleyemiyorum...aynı yerde kalmayı tercih ediyorum....
Eski "ben" i özlüyorum.... İleride, büyüyünce her şeyin kendiliğinden oluvericeğine inanan, hayatının değişeceğini düşünen, belki ileride şanslı olabileceğini hayal eden... Küçük, aptal, şapşal ben...
Ki yine o aynı "ben" sadece özgür olmak ister, hiç bişeye bağlanmak istemezdi. Tek hayali olduğu yerden kaçmak, uzaklara gitmek ve yeni biri olmaktı...
Yeni biri olamıycağımı 2009 da Paris te öğrendim... Uzaktaydım, ama hala bendim.
Öyle işte, yine hala aynı yerdeyim....
Aynı ben değilim, yıllara bakarsanız... O özgür olmayı her şeyden öte koyan, kısıtlanmanın onu öldüreceğini düşünen kız, şimdi sadece bağlanmak istiyor... Bağlı kalmak istiyor, bi yere, bi kişiye, bi kalbe... Tamam yine o özgürlüğünden tamamen vazgeçmiş değil kabul ediyorum, varoluşunun temelinde var... Arada bir limanından çıkmalı, ama aynı limana geri dönmeli... Bunu biliyor...
Gözümün önünde herkes hayatına devam ediyor, bense değişmem geretiğini bilirken hala aynı yerdeyim...
Işık, kırmızıdan yeşile dönüyor ama ben hala oradayım ve tekrar sarı ve kırmızı oluşuna şahit oluyorum... Aslında yeşile döndüğünü hiç görmedim..ama belki ben göremeden o tekrar kırmızı oldu ha... Hadi biraz umutlu olup öyle kabul edelim...
Olduğum yerdeyim...hala bekliyorum....hala seyrediyorum, camdan sadece dışarı bakıyorum...
Bütün dünya delicesine dönerken, yaşarken, sevişirken, ağlaşırken, çırpınırken....
Duruyorum......
Bekliyorum.....
It's not-Aimee Mann
http://fizy.com/s/129u01
Cumartesi, Kasım 12, 2011
I'm just frozen here on the same old spot
I keep going round and
round on the same old circuit
A wire travels
underground to a vacant lot
Where something I can’t
see interrupts the current
And shrinks the picture
down to a tiny dot
And from behind the
screen, it can look so perfect
But it’s not
So here I’m sitting in my
car at the same old stop light
I keep waiting for a
change but I don’t know what
So red turns into green
turning into yellow
But I’m just frozen here
on the same old spot
And all I have to do is
to press the pedal
But I’m not
No I’m not
People are tricky you can’t
afford to show
Anything risky anything
they don’t know
The moment you try, well,
kiss it goodbye
So baby kiss me like a
drug like a respirator
And let me fall into the
dream of an astronaut
Where I get lost in space
that goes on forever
And you make all the rest
just an afterthought
And I believe it’s you
who could make it better
Though it’s not
No, it’s not
No, it’s not
Gönderen ecs zaman: 11/12/2011 11:39:00 ÖS
Subscribe to:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 Comments:
Post a Comment