Platonik aşk... derin mevzu... şahsen bu konuda bayağı bi deneyimim var diyebiliyorum... Yazabilirim bişiler...
Durum basit.. Birini görürsün, çoğu zaman görürsün, hatta belki tanıyosundur, yanı başındadır, belki de alakanız yoktur.... ama işte aşık olmuşsundur...
Buraya kadar normal, olayın can alıcı tarafı karşı tarafın bunu bilmemesi. Bazen anlayabiliyorlar, çok belli edersen, ama bir başka can alıcı tarafı bu aşkını genelde itiraf edememen...
Hayatımın büyük bir evresini, belki de şu anki evresini de böyle geçiriyorum.
İşin sırrı: " Beyin bedava!!!"
Alpha male imizi tanımadığımızı varsaydığımız durumları ele alırsak, nasıl aşık oluruz bu kişiye? Kafamızda o kişinin nasıl biri olduğunu düşünürüz, daha doğrusu nasıl olmasını istediğimiz kişiyi yaratırız... Sonra hayal kurmaya başlarız. İlk tanışmayı, ilk randevuyu, ilk öpüşmeyi koklaşmayı... Olayı daha dramatik ve sulu romantik moda çevirmek istersek, onun da kendimize platonik aşık olduğu senaryolarla devam ederiz. Olaya biraz gerçeklik katmak için kavga ederiz, hayal kırıklıkları koyarız ama hayal ya adam sonra yalvara yalvara salya sümük kapımıza döner, afferederiz falan.... Aaaaa derken bi bakmışız aşık olmuşuz... Sonrası kötü... Benim gibi saplantılıysanız ara ara hala düşünüyor olabilirsiniz bu alpha male i....
Diyelim tanıdığınız yakın olduğunuz biri...Bu durumda aşık olma olayı daha normal. Sonuçta nedir, neyin nesidir, ne sever, ne sevmez sonuçta biliyosun, görüyosun falan. Ya ama bu durum daha vahim. Adam dibinde, ama biliyosun yani anlıyosun hareketlerinden falan sana karşı bişi hissetmiyo, kankasısın... Daha da kötüsü başkasına aşık oluyo, başkasıyla beraber oluyo falan her şeye tanık oluyosun....Burada platonikleşme durumu korkudan dolayı gelişiyor. Sonuçta bu alphacığımıza açılsak, işin ucunda arkadaşlığı falan kaybetme riski, bir daha görememe riski var. Bundan korkunca da böyle platonik platonik devam ediliyor. Ha yine kafanda kuruyosun hayaller... O da sana aşıkmış, açılamıyomuş aynı korkular babında falan...Olur...
İlk durumda adam hakkında hiç bişi bilmediğimiz zamanlar geride kaldı tabii... Zamanında yonjayla falan başladı, hi5 derken facebook, twitter çıktı... O yüzden biraz da olsa fikrimiz oluyor... Hey gidi hey, çocuğun adını öğrenicez diye arkadaşlarının ismini söylemelerini falan beklemeler, takip etmeler, radarları hep açık tutmak, kaçamak kaçamak bakmak, o da orada olur falan diye teneffüste koşa koşa bahçeye, kantine inmek...
Dediğim gibi beyin bedava... Her şey içinizde, o minicik beyninizde... aslında mantıken beyinlen bişi yapıyo olmak mantık göstergesidir ama ben bunu çürüttüm işte....
Yıllar içinde insan akıllanıcağını düşünüyor di mi? Benim durumumda böyle bişi söz konusu değil. Bunun nedeni gerçek bir ilişki nasıl olur hiç bilmiyorum....Utangaç, çekingen biriyim tamam gidip yanaşamıyorum insanlara, hadi hiç flörtöz de değilim de ama kardeşim bir allahın kulu yanaşmadı yanıma... Yeni insanlarla tanışma konusunda sıfırım, o kadar sıkıcıyım ki zaten hak veriyorum bazen.... Bazen de o kadar güzel arkadaşım arasından ilgiyi ilk çeken ben olamadım hiç...
Neyse söylenme bölümünü geçelim, yıllardır bu durumu değiştiremedik, öz güven yerlerde, erkeklere güven de yerlerde falan.... Hayat ecs ye böyle yazılmış, naapalım... Durum böyle olunca 'les amours imaginaires' takılıyoruz...
Bu durumda kötü, çok kötü, öyle böyle değil, bayağı kötü .... pek tavsiye etmem
ama
şöyle güzel bi yanı var bence...
Böyle kendini çok süper kötü hissettiğin anlarda platonik bebişinle her şey çok güzelmiş gibi hayallerine sığınıyosun, bazen çok uzun süre kaptırıyosun ama güzel oluyo...
Ya da diyelim gerçek bir ilişkin var ama çok süper gitmiyo, şimdi sen bu adamı gerçekte tanımıyosun ya, o ömür boyu senin istediğin kişi olabilir, yani kötü giden bişi olduğunda devreye onu sokuyosun.... Onunla hep mutlu oluyosun
Galiba bu noktada bana doktor tavsiyesi verebilirsiniz... Ben de kabul ediyorum....
Cumartesi, Eylül 03, 2011
You've been on my mind... I grow fonder every day...
Gönderen ecs zaman: 9/03/2011 11:24:00 ÖS
Subscribe to:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 Comments:
Post a Comment